II.BÖLÜM
ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYİN BELİRLENMESİ
Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının uygulanacağı, özel eğitim gerektiren bireylerin belirlenmesi, öncelikle gelişim sürecindeki çocuğun sahip olduğu sorunların belirlenmesiyle olasıdır. Bu sorunlar ne kadar erken tanımlanırsa, uzun dönemde verilecek eğitimin bedeli de o kadar az olacaktır. Pek çok durumda erken tanı, değerlendirme ve yerleştirme bir çeşit eğitim ve önleme yöntemidir. Bazı davranışların, ortaya çıkar çıkmaz çözümlenmesi, kökleri uzun döneme yayılan öğrenme yetersizliklerinin giderilmesinden çok daha kolaydır.
Özel eğitim gerektiren bireylerin yeterli ve yetersiz yönleri ile bireysel özelliklerini, ilgilerini belirlemek amacıyla tıbbi, psiko-sosyal, eğitim alanlarında yapılan değerlendirme sürecinde erkenlik ilkesi, yönetmelikte de “tanılama mümkün olduğunca erken yaşta yapılır (Madde 10/a.)” şeklinde ifade edilmiştir.
Yine yönetmelikte özel eğitim hizmetleri kurulunun görevleri arasında (madde 16/b), “..Erken tanı ve müdahale için, anaokulları ve ana sınıflarında yapılacak taramaları öncelikle planlar ve bunların uygulanmasını sağlar...”denilmektedir.
Erken tanı;
.bireyin ve engelinin bir an önce kabul edilmesini olanaklı kılacağı,
. tıbbi tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının bireye ulaşmasını sağlayabileceği,
.eğitim hizmetlerinin bireye zamanında ve işlevsel olarak ulaşmasını sağlayacağı için önemlidir.
FARKINA VARMA SÜRECİ
1.Birey ağır derecede sorun yaşıyorsa, aile tarafından çabuk fark edilir (örneğin körlük doğuştan ise).
2.Birey hafif derecede sorun yaşıyorsa, ailesi ya da yakın çevresi tarafından okula başlayana dek fark edilmeyebilir.
3.Birey, annenin gebeliğinden itibaren düzenli hekim kontrolünde ise, sorunu ağır ya da hafif, erken fark edilecektir.
Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu (7.5.1987 tarih, 3359 sayılı)3’üncü maddesi l bendi de “Özürlü çocuk doğumlarının önlenmesi için, gebelik öncesi ve gebelik döneminde tıbbi ve eğitsel çalışmalar yapılır. Yeni doğan bebeklerin metabolizma hastalıkları için gerekli olan testlerden geçirilerek risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınır” demektedir.
4.Birey, düzenli hekim kontrolünde olsa bile yaşadığı bazı sorunlar fark edilmeyebilir. Bireyin eğitim ve öğretim süreci ile doğru orantılı olan olgunlaşma evresinde açığa çıkabilir, bu durumda sorunlar tarama ölçekleri ve testleri ile fark edilebilir.
ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE FARKINA VARMA
0-3 Yaş Dönemi
Gelişim süreci içinde bireysel farklılıkları aile veya çevresi tarafından fark edilen birey, tıbbi açıdan incelenmek ve bu farklılığın nedeni, var olan durumu, ileride ortaya çıkabilecek sorunlar açısından değerlendirilmek üzere hekime götürülmelidir.
Varolan bulgular çerçevesinde, hekimin aileye vereceği bilgiler ışığında; ailenin bu bilgileri ve önerileri ne kadar kullanabildiği izlenmeli ve değerlendirilmeli, iyileşme yönünde yapabileceklerini en üst düzeye yükseltmenin çareleri araştırılmalıdır.
Alınan bu bilgiler, edinilen bulgular aile ve hekim tarafından -eğitim sürecine aktarılmak üzere- düzenli bir biçimde korunmalıdır.
Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği;
“Erken Çocukluk Dönemi Eğitimi
Madde 23. Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş, 0-36 ay arasındaki çocuklar için özel eğitim hizmetleri, öncelikle ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, üniversitelerle iş birliği ile eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi ve gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen tarafından evlerde ve kurumlarda sürdürülür. Planlanan bu eğitim doğrultusunda çocuk aile ve eğitimci aşağıdaki hususlar çerçevesinde birlikte çalışır.
a.Çocuğun özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından mümkün olduğunca ev gözlemleri ve gelişim ölçekleri kullanılarak yapılır.
b.Eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme çalışmaları, en az altı ayda bir yinelenir.
c.Aile eğitimi hizmetlerinde, çocuğun ve ailenin ne tür destek hizmetler alacağı ve bu hizmetlerin kim tarafından, nasıl ve ne zaman verileceği eğitsel tanılama eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından belirlenir.
d.Bu çocukların, sosyal yönden gelişimlerini desteklemek ve ailelerin bilgi ve deneyimlerini arttırmak için, resmi ve özel kreşlerde, bireysel özellikleri ve yaşları dikkate alınarak, belirlenen bir günde yarı zamanlı oyun grubuna ya da etkinlik grubuna devam etmesine karar verilebilir.
e.Aileler, eğitsel oyun, oyuncak, oyuncak kütüphaneleri, özel eğitim gerektiren çocuklara kendilerini serbest ifade etme olanağı sağlayan oyun-eğlence alanları ve eğitsel kitap gibi konularda bilgilendirilir ve özendirilir.” demektedir.
3-6 Yaş Dönemi
1.Tıbbi tanı konmuş ise;
Tanısı konulmuş özel eğitim gerektiren çocuklar için okul öncesi eğitimi zorunludur. Bu eğitim özel eğitim okulları ile diğer okul öncesi eğitim kurumlarında verilir. Gelişim ve bireysel özellikleri dikkate alınarak, özel eğitim gerektiren çocukların okul öncesi eğitim süreleri uzatılabilir (573 sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK, Madde.7).
Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş, 37-72 ay arasındaki çocuklar için, okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim planları çerçevesinde sürdürülür.
Özel eğitim gerektiren çocukların, bireysel yeterliliklerine dayalı gelişim özellikleri dikkate alınarak okul öncesi özel eğitim sınıfları ve okulları da açılabilir. Oluşturulacak özel eğitim sınıflarında ve okul öncesi özel eğitim okullarında sınıfların mevcudu, bir öğretmen için altı, iki öğretmen için on çocuktan fazla olamaz. Bu çocuklarda tuvalet eğitimi koşulu aranmaz (Yönetmelik Madde.24).
2.Tıbbi tanısı konmamış ve çocuk okul öncesi eğitime devam ediyor ise;
Bu durumda çocuğun özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi, kayda alınması, çocukla ilgili temel bilgiler toplanması, gereksinimlerinin normal sınıfta karşılanması için eyleme geçilmesi, kaydettiği ilerlemenin izlenmesi ve incelenmesini gerektirir.
Süreci başlatan unsur;
Okul öncesi eğitim kurumunda görev yapan bir öğretmen, ana-babası ya da diğer bir uzmanın eldeki kanıtlara dayanarak çocuğun özel eğitim gereksinimleri olduğu yönünde belirtiler gösterdiğine ilişkin kaygılarını dile getirmesidir. Bu kaygı doğal olarak ya çocuğun öğretmeninden gelecektir ya da öğretmenine iletilecektir.
Görev ve sorumluluk bu durumda çocuğun öğretmenine aittir. Öğretmenin okulun rehber öğretmenini bilgilendirmesi, önerilerine başvurması ve çocuğun ana-babasıyla görüşmesi gerekir.
Çocuğun öğretmeni;
.Çocukla ilgili bilgi toplayacak ve sahip olduğu özel eğitim gereksinimlerine ilişkin ilk değerlendirmeyi yapacak,
.Çocuğun gereksinimlerinin en iyi biçimde karşılanması amacıyla sınıf içinde yürütülen çalışmaların farklılaştırılmasının yollarını araştırarak normal eğitim programı çerçevesinde çocuğa özel yardım sağlayacak,
.Çocuğun kaydettiği ilerlemeleri izleyecek ve gözden geçirecektir.
Ancak öğretmenin atması gereken en önemli adımlardan biri de, gelişim süreci içinde bireysel farklılıkları fark edilen çocuğu, tıbbi açıdan incelenmek ve bu farklılığın nedeni, var olan durumu, ileride çıkabilecek sorunlar açısından değerlendirilmek üzere hekime göndermek olmalıdır.
3.Tıbbi tanı konmamış ve çocuk okul öncesi eğitime devam etmiyor ise;
Farkına varma süreci 0-3 yaştaki gibi işler,yani; gelişim süreci içinde bireysel farklılıkları aile ve çevresi tarafından fark edilen birey, tıbbi açıdan incelenmek ve bu farklılığın nedeni, var olan durumu, ileride çıkabilecek sorunlar açısından değerlendirilmek üzere hekime götürülmelidir.
Edinilen bilgiler düzenli biçimde korunmalı ve eğitim sürecine aktarılmalıdır.Varolan bulgular çerçevesinde, hekimin aileye vereceği bilgiler ışığında; ailenin bu bilgileri ve önerileri ne kadar kullanabildiği izlenmeli ve değerlendirilmeli, iyileşme yönünde yapabileceklerini en üst düzeye yükseltmenin çareleri araştırılmalıdır.
573 sayılı KHK nin 7.maddesine göre “Tanısı konulmuş özel eğitim gerektiren çocuklar için okul öncesi eğitimi zorunludur.” , bu durumda tıbbi tanılama sürecine giren bireyle ilgilenen hekim ve diğer personel özel eğitim gerektirdiği düşünülen bireyin ailesini bilgilendirip yönlendirebilir.
Yönetmeliğin 24.maddesine göre;
Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş, 37-72 ay arasındaki çocuklar için, okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim planları çerçevesinde sürdürülür.
Özel eğitim gerektiren çocukların, bireysel yeterliliklerine dayalı gelişim özellikleri dikkate alınarak okul öncesi özel eğitim sınıfları ve okulları da açılabilir. Oluşturulacak özel eğitim sınıflarında ve okul öncesi özel eğitim okullarında sınıfların mevcudu, bir öğretmen için altı, iki öğretmen için on çocuktan fazla olamaz. Bu çocuklarda tuvalet eğitimi koşulu aranmaz.
6 Yaş Dönemi
Yukarda anılan aşamalardan hangisinden geçerek gelmiş olursa olsun, zorunlu eğitim çağına gelen çocuk zorunlu eğitime hazır değilse;
573 sayılı KHK Madde 8.
“Okul öncesi eğitimini tamamlayan veya zorunlu ilköğretim çağına gelmiş özel eğitim gerektiren çocuklar için hazırlık sınıfları açılabilir.
Hazırlık sınıflarının amaçları, öğrencilerin gelişim ve bireysel özellikleri ile gereksinimleri doğrultusunda onları örgün eğitimi izleyebilecekleri duruma getirmektir.”ve
Yönetmelik Madde 25.
“Bünyesinde özel eğitim sınıfları bulunan ilköğretim okulları ile özel eğitim ilköğretim okullarında, öğrencilerin gelişim ve bireysel özellikleri doğrultusunda, onları örgün eğitimi izleyebilecekleri duruma getirmek için hazırlık sınıfları açılabilir. Hazırlık sınıflarında en fazla 10 öğrenci bulunur.
Hazırlık sınıf programı; bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve temel yaşam becerilerini geliştirme, sınıfa, okula ve yaşama uyumlarını arttırmaya yönelik hazırlanır. Kavrama, dinleme, anlama, anlatma, okuma ve yazmayla ilgili hazırlık çalışmalarını içeren bu programın süresi en fazla bir ders yılıdır. Ders yılı sonunda hazırlık sınıfı öğretmeni, aile, okul rehber öğretmeni-psikolojik danışmanı ile okul yönetiminin ortaklaşa aldığı yöneltme kararı doğrultusunda öğrenci:
a.kaynaştırma uygulamaları yapılan ilköğretim okuluna,
b.özel eğitim ilköğretim okuluna,
c.ilköğretim programlarının amaçlarını gerçekleştirecek durumda olmayan öğrenciler için, gelişim alanlarındaki performans düzeyi dikkate alınarak hazırlanmış bir eğitim programına devam ettirilir.”demektedir.
ZORUNLU EĞİTİM DÖNEMİNDE FARKINA VARMA
Bu aşamada çocuğun özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi, kayda alınması, çocukla ilgili temel bilgilerin toplanması, gereksinimlerinin normal sınıfında karşılanması için eyleme geçilmesi, kaydettiği ilerlemelerin izlenmesi ve incelenmesi gerekmektedir.
Süreci başlatan unsur:
Okulda görev yapan bir öğretmen, çocuğun ana-babası ya da diğer bir uzmanın eldeki kanıtlara dayanarak çocuğun özel eğitim gereksinimleri olduğu yönünde belirtiler gösterdiğine ilişkin kaygılarını dile getirmesidir.Bu kaygı doğal olarak ya çocuğun sınıf öğretmeninden gelecektir ya da sınıf öğretmenine iletilecektir.
Görev ve sorumluluklar:
Bu aşamada sorumluluk çocuğun öğretmenine aittir. Öğretmenin okulun rehber öğretmenini bilgilendirmesi, önerilerine başvurması ve çocuğun ana-babasıyla görüşmesi gerekir. Öğretmen okul idarecisini de bilgilendirebilir.
Çocuğun öğretmeni:
.Çocukla ilgili bilgi toplayacak ve sahip olduğu özel eğitim gereksinimlerine ilişkin ilk değerlendirmeyi yapacak,
.çocuğun gereksinimlerinin en iyi biçimde karşılanması için sınıf içinde yürütülen çalışmaların farlılaştırılmasının yollarını araştırarak normal eğitim programı çerçevesinde çocuğa özel yardım sağlayacak,
.çocuğun kaydettiği ilerlemeleri izleyecek ve gözden geçirecektir.
Okulun rehber öğretmeni:
.Çocuğa ilişkin bilgi toplanmasında ve gereksinimlerinin değerlendirilmesinde öğretmene yardım edecek,
.Çocuğa öğretmenlik yapacak olanların gereksinimleri doğrultusunda önerilerde bulunacak ve onlara destek olacaktır.
Gereksinilen bilgiler:
Bu aşamada öğretmenin rehber öğretmen yardımıyla toplaması ve kaydetmesi gereken bilgiler şunlardır:
Okuldan:
.Daha önceki yıllarda devam ettiği okuldakiler de dahil olmak üzere, çocuğun sınıf kayıtları
.Müfredat programına göre geldiği yer,
.Standardize test sonuçları ya da profilleri (varsa),
.Başarı kayıtları,
.Okul ortamında yapılan gözlemlerin raporları,
.Davranışlarına ilişkin gözlem raporları.
Ana-babasından:
.Çocuğun sağlığı ve gelişimine ilişkin görüşleri,
.Çocuğun performansına, okulda ve evde kaydettiği ilerlemelere ve davranışlarına ilişkin algıları,
.Çocuğun yaşamakta olduğu güçlüğe etki eden herhangi bir etmen olup olmadığı,
.Güçlüğün giderilmesine ilişkin okulun ne yapabileceği konusundaki beklentileri.(Ek1.Aile Görüşme Formu)
Diğer kaynaklardan:
.Sağlık hizmetleri, sosyal hizmetler ya da bir diğer kaynaktan okula gelen bilgi.
Çocuğun özel gereksinimlerinin değerlendirilmesi ve karşılanması:
Çocuğun öğretmeni, sahip olduğu özel gereksinimlerinin en iyi şekilde nasıl ele alınabileceğini değerlendirir. Bu aşamada toplanan bilgiler aşağıda sıralanan noktaları açığa çıkaracaktır:
.Çocukla ilgilenen kişilerin birbirine göre farklılık gösteren algıları,
.O an için ele alınması gereken eğitsel kaygılar,
.Çocuğun yaşadığı öğrenme güçlüğünün daha geniş boyutlu olarak görülmesi.
Bu aşamada öğretmen okulun rehber öğretmeni ile birlikte eldeki bilgilere dayanarak ne yapılması gerektiğine karar verecektir:
a.Çocuğun şimdiki eğitim düzenlemelerine devam etmesine ve hiçbir yardıma gereksinimi olmadığına ,
b.Öneri ve destek alınması gerektiğine,
c.Uygulanmakta olan programın farklılaştırılması yoluyla çocuğa özel yardım verilmesine, kaydettiği ilerlemelerin izlenmesine ve incelenmesine,
d.Çocuğun öğrenmesine engel teşkil eden yetersizliği belirlenmişse, özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi için “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme” ekibine gönderilmesine.
Zorunlu eğitim çağına gelen her bireyin eğitim alma hakkı vardır. Yönetmelikte de;
Kayıt Zorunluluğu
Madde 8.Zorunlu eğitim çağına gelen, özel eğitim gerektiren veya tanısı konulmamış ve yerleştirme kararı alınmamış her bireyin, başvurduğu okul öncesi eğitim kurumlarına ve ilköğretim okullarına kaydı yapılır.
Kaydı yapılan öğrencinin durumu, özel eğitim gereksinimleri ve alınacak önlemler; rehber öğretmen-psikolojik danışman, sınıf öğretmeni veya özel eğitim öğretmeni, öğrenci velisi ve okul yönetimince belirlenir. Öğrencinin kaydettiği gelişmeler izlenir ve gerektiğinde okul dışından özel eğitim desteği sağlanır. Tüm önlemlere rağmen okulun programından yeterince yararlanamayan öğrenci için, okul yönetimi öğrencinin durumunu belirtir ayrıntılı bir rapor düzenleyerek milli eğitim müdürlüğüne gönderir.” denmektedir.
BELİRLEME SÜRECİNDE TARAMA
Birey, düzenli hekim kontrolünde olsa bile yaşadığı bazı sorunlar fark edilmeyebilir. Bu durum, bireyin eğitim ve öğretim süreci ile doğru orantılı olan olgunlaşma evresinde açığa çıkabilir, bu durumda tarama ölçekleri ve testleri ile fark edilir.
Ana-Çocuk Sağlığı merkezleri, hastaneler ve diğer sağlık kurumları, okullar, rehberlik araştırma merkezleri, konuyla ilgili özel hizmet veren kuruluşlar tarama sürecinde tarama hizmeti veren kurumlardır.
Tarama çabuk yerine getirilen bir ölçmedir ve amacı bireyin yaşıtlarından önemli bir şekilde farklı olup, daha ayrıntılı bir değerlendirme gerektirip gerektirmediğidir.
Tarama sürecinde okul:
Özellikle hafif derecede yetersizliği olan bireylerin belirlenebilmesi için, sınıf öğretmeninin, öğrencilerin akademik ve sosyal davranışlarını gözleyerek analiz etmesi gerekmektedir. Öğretmen, zihinsel, dil, algısal motor, görme, işitme, davranışsal sorunlar başlıklarından oluşan alanlarda, farklı günlerde öğrencilerin davranışlarını gözleyebilir.Öğretmen ve rehberlik servisi gözlem bilgilerini kaydedecek ve ilerlemeleri izleyecektir.
Tarama sürecinde RAM:
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre, Rehberlik Araştırma Merkezleri tarama amacıyla ölçme araçlarını temin eder ve özel eğitim gerektiren bireylerin tespiti amacıyla yapılacak taramalarda yer alır.
Tarama sürecinde özel eğitim hizmetleri kurulu:
Öğretim yılı başında düzenlenen bir program dahilinde; zihin, beden, duygu ve sosyal yönden farklılık gösteren, öğrenme yetersizliği olan bireyleri belirlemek amacıyla örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yapılacak taramalar ve evde eğitim programları için; rehberlik ve araştırma merkezlerinde oluşturulacak eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibinin gerekli personel, araç-gereç, taşıt gibi her türlü gereksinimini karşılayarak, taramaların ve eğitim programlarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlar.Erken tanı ve müdahale için, anaokulları ve anasınıflarında yapılacak taramaları öncelikle planlar ve bunların uygulanmasını sağlar. Ekibin sunduğu yöneltme kararlarını değerlendirir, gerekli özel eğitim önlemlerini alır. Tarama programları mümkün olduğunca birinci yarı yıl içinde düzenlenir, uygulanır ve sonuçlandırılır.Ancak olanak ve koşullara göre ikinci yarı yılda da sürdürülebilir (Yönetmelik Madde 16/b).
Taramalar sonucunda;
a.Bireyin öğrenmesini engelleyenin yetersizliği olmadığı düşünülüyorsa, bireyin bulunduğu ortamda kalmasına ve öğrenmeyi engelleyen etmenlerin engelleyici özelliklerinin giderilmesine karar verilir.
b.Bireyin yetersizliği hafif düzeyde ise ve öğrenmesini destek hizmet sağlandığında etkilemeyecekse, bireyin bulunduğu ortamda kalmasına karar verilir, uzmanlara danışarak, birey için geliştirilecek program ve düzenleme yardımı alınır, bilgi toplamaya devam edilir.
c.Yetersizliğin bireyin öğrenmesini engellediği düşünülüyorsa, birey özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi (eğitsel tanılama) için eldeki kanıtlarla birlikte “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme ekibi”ne gönderilir.
Özetle tarama süreci:
Bireysel farklılığı olduğu düşünülen bireylerin, özel eğitime gereksinimi olup olmadığının araştırılması sürecidir.
Yönetmeliğin 6.maddesinde de “özel eğitim gereksinimi olduğu düşünülen birey;
f.Sağlık ve eğitim amaçlı düzenli taramalar sonucu belirlenir.” denmektedir.
BELİRLEME SÜRECİNDE TIBBİ TANILAMA
Özel eğitim açısından tıbbi tanılama, özel eğitim gerektirdiği düşünülen bireyin yaşamını, eğitim ve öğretimini sürdürebilmesi için fizyolojik ve psikolojik açıdan literatürde saptanmış alt ve üst sınırların dışında olup olmadığının belirlenmesi sürecidir.Bu belirleme süreci şöyle işler:
Farkına >>>>>>> Tıbbi tanı >>>>>>> Tıbbi tedavi ve
varma (Hekim-sağlık kurumu) rehabilitasyon
Tıbbi tanılamadan sonra hekim epikriz hazırlayacaktır. Epikriz eğitimciye ya da aileye, izlenecek yolu gösteren bilgi ve öneriler içeren bir rapordur. Bu açıdan epikriz, hastalığın, engelin, kullanılan cihazın, ilacın niteliği vb. konularda hekim-eğitimci işbirliği içinde ele alınacak bir formattır.
Çocuğun ne tür bir özel eğitim ve destek hizmetinden yararlanacağını belirleyecek olan “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme ekibi” epikrizden;
1.Eğitim ve öğretimin bireye ulaşması sürecinde, bireyin tıbbi sınırlılıklarının bilgisini (örneğin, işitme cihazı kullanan bir çocukta, kulak akıntısı varsa, ilaç tedavisi süresince cihaz kullanamayacaktır),
2.Bireyin özel durumlarının ne ve ne kadar olduğu bilgisini(örneğin epilepsisi olan bireyin nöbetleri ile ilgili uygulama ve önlemler) bekler.
Eğitim açısından epikrizin sürekliliği de önemlidir çünkü bireyin tıbbi sınırlılıklarının sürekli değerlendirilmesi, eğitim ve öğretim ortamının da sürekli yeniden değerlendirilmesine yani daralmasına ya da genişlemesine yol açacaktır.
Ancak tıbbi tanılama sürecine giren her bireyin özel eğitime gereksinimi varmış gibi düşünülmemeli, bazı durumlarda bireyin sadece uygun tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç duyuyor olabileceği hatırlanmalıdır. Örneğin ortopedik engeli nedeni ile eğitim ortamına giremeyen bir bireye, uygun tıbbi tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunulur ise, birey bu tedavi ve rehabilitasyon sonucunda, aynı yaş grubundaki bireylere sağlanan eğitim olanaklarından yararlanacaktır.
Özetle tıbbi tanılama;
.yetersizliğin oluşumunun önlenmesi,
.oluşmuş yetersizliğin -olabildiğince erken- teşhisi,
.tıbbi sınırlılıklar sonucu oluşan yetersizliğin giderilmesi için uygun tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin belirlenmesi sürecidir.
III.BÖLÜM
GÖNDERME
Erken çocukluk döneminde sağlık kurumları tarafından özel eğitim gerektirdiği belirlenen çocuğa yönelik özel eğitim hizmetleri, ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak evlerde ve kurumlarda sürdürülür.
Gelişim süreci içinde bireysel farlılıkları aile ya da çevresi tarafından ya da taramalar sonucu fark edilen çocuk;
0-36 ay döneminde
Çocuğun, tıbbi tanılaması ve tıbbi tedavi-rehabilitasyonu yanında, özel eğitime gereksinimi olduğu belirlenmişse; ana-babası ve/veya hekim-sağlık kuruluşu tarafından eldeki bulgularla birlikte, özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi (eğitsel tanılama) amacı ile “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme” ekibine gönderilir.
Okul öncesi veya zorunlu eğitim çağında
Ana sınıfı ve sınıf öğretmenleri kendi olanakları içinde, rehberlik servisinden yardım alarak, özel eğitim gerektirdiğini gözledikleri bireye yönelik eğitsel ve fiziksel ortamı düzenler. Ana sınıfı öğretmeni, sınıf öğretmeni ve rehberlik servisini aşan eğitsel ve fiziki ortam düzenlemeleri okul yönetimince yapılır. Yapılan sınıfiçi ve okul ortamı düzenlemelerinin, etkili olmaması durumunda okul yönetimi, özel eğitim gerektirdiği düşünülen bireyin eğitimi ve desteklenmesi amacıyla ilgili ve her tür kademedeki sorumlu kurumlardan ve uzmanlardan özel eğitim destek hizmetleri sağlar.